yepyeni

sif.
1. Çox yeni, lap yeni, tamamilə yeni. Yepyeni paltar. – <Səlma:> İştə gümüş kəmər! Həm də yepyeni; Sonra yenə məmnun eylərəm səni. H. C..

Azərbaycan dilinin izahlı lüğəti. 2009.

Look at other dictionaries:

  • yepyeni — sf. 1) Çok yeni, hiç kullanılmamış 2) mec. Alışılmamış, görülmemiş Millet, büyükleri ve küçükleriyle beraber yepyeni bir devlet kurmuşlar, zaferle idare ediyorlar. A. Gündüz 3) mec. Tertemiz, çok yeni …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • çeşni katmak — değişik bir katkı yapmak Varlığa yepyeni bir çeşni katan yepyeni bir ulus yaratacağım sizden. T. Oflazoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Şaka (10+1) — Album infobox Name = Şaka Type = studio Longtype = Artist = Hepsi Released = flagicon|Turkey 27 May 2008 Recorded = 2007 ndash; present Genre = Pop, pop rock Length = Label = Stardium labels Producer = Reviews = Last album = Hepsi 2 (2007) This… …   Wikipedia

  • âlem — is., gök b., Ar. ˁālem 1) Evren 2) Dünya, cihan İnsan âlemde, hayal ettiği müddetçe yaşar. Y. K. Beyatlı 3) Aynı konu ile ilgili kimseler 4) Bu kimselerin uğraşlarının bütünü Geçen kışın tiyatro, cambazhane âlemlerini uzun uzun tasvir ediyordu. O …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • enkaz — is., Ar. enḳāż Yıkıntı, döküntü, çöküntü Enkaz hâlini bulmuş olan o bina az zaman içinde, boyalı, badanalı, yepyeni meydana çıktı. R. H. Karay Birleşik Sözler enkaz eldiveni gemi enkazı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • gıcır gıcır — is. 1) Gıcırtı 2) sf. Tertemiz, yepyeni, pırıl pırıl Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller gıcır gıcır etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • milat — is., dı, Ar. mīlād 1) Hz. İsa nın doğduğu gün 2) mec. Herhangi bir olayın başlangıcı Bütün uzay araştırmacıları için yepyeni bir milattı bugün. M. Mungan Birleşik Sözler milattan önce milattan sonra kablelmilat …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • modern — sf., Fr. moderne 1) Çağdaş O ücra bayırlarda yepyeni modern bir sayfiye doğuverdi. H. Taner 2) Çağcıl …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • nanoteknoloji — is., İng. nano + Fr. technologie Maddenin atomik veya moleküler boyutta incelenerek yepyeni özelliklerinin açığa çıkarılması …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • paralamak — i 1) Parçalamak Aslan geyiği paraladı. 2) Yıpratıp eskitmek Yepyeni ayakkabıları bir ayda paraladı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.